Soma'da Deprem!
Bir Gazeteci daha saldırıya uğradı
Kuzu o gazeteciyi tebrik etti
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TEHCİR VE SOYKIRIM !?

Vehbi Yahşi
25.04.2019 / 00:00


Osmanlı Devleti 1.Dünya savaşı cephelerinden Kafkas cephesinde Ruslarla savaşırken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki Osmanlı vatandaşı Ermenilerde, bu bölgelerde ayaklanmışlardı.

Amaçları bu bölgelerde, Kafkasya da ilk planda Rusya’ya bağlı özerk bir idare olarak sonrada bağımsız bir devlet olarak kurulması düşünülen Ermenistan’a ait olacak bir bölge oluşturmaktı.

Bunun için silahlı ayaklanma içerisine girerek hem Müslüman halkı katletmeye hem de Kafkas cephesinde bulunan Osmanlı ordusunu arkadan vurmaya başladılar. Hatta Osmanlı ordusunda silâhaltında bulunan elli bin Ermeni asıllı Osmanlı askeride Rus ordusu saflarına geçti.

Böylece Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşayan Osmanlı vatandaşı Ermenilerin ekserisi bu bölgeleri Osmanlı ülkesinden ayırmaya çalışmak amacı ile ayaklandıkları için vatan hainliği suçunu işlemiş oldular. Ayrıca Sivil halkı katlettikleri ve Osmanlı ordusuna arkadan vurdukları için de Osmanlı devletine meşru müdafaa hakkı vermiş oldular. Bu hak çerçevesinde artık bu bölgelerdeki Ermenilerin imha edilmemesi için herhangi bir sebep kalmamıştı.

İşte Osmanlı devleti ortaya çıkan bu meşru müdafaa hakkından vaz geçerek yani bölgedeki Ermenilerin işledikleri bu suçları görmemezlikten gelerek bölgedeki Ermenileri cezalandırmak ve imha etmek yerine onları bu suç içeren emel ve eylemlerinden uzaklaştırmanın yolunu düşünmüş ve bir insancıl yol olan, isyancıları farklı bölgelere dağıtmak sureti ile suç içeren bu eylem ve emellerinden onları uzaklaştırma yolunu bulmuş ve tercih etmiştir. İşte bu yol onları tehcir denilen zorunlu sevk ve iskâna tabi tutmaktı.

Yani Osmanlı Rus savaşı bitene kadar geçici olarak savaş bölgesinin yakınlarından ülkenin diğer bölgelerine göç ettirme kararı alınmıştır. Bu kararı alırken zorunlu göçte Ermenilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamayı ve iskân işlemlerindeki planlamayı taahhüt etmeyi tehcir yasası kapsamına almıştır. Ayrıca tehcire tabi tutulan Ermenilerin mallarını tespit ederek bu malların satışından elde edilen gelirlerini ve satılmayan emlâklarının da kiraya verilerek ücretlerinin hak sahiplerine verilmeleri için her türlü tedbirleri almıştır.

O yıllarda bir milyon iki yüz bin civarında olan Osmanlı vatandaşı olan Ermenilerin sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan dört yüz bin civarında ki Ermeniler tehcire tabi tutulmuşlardır. Görülüyor ki, sadece isyana, katliama ve Osmanlı ordusuna arkadan vuran bölgelerdekilere tehcir uygulanmış geriye kalan sekiz yüz bine yakın diğer bölgelerdeki Ermenilere dokunulmamıştır.

Dünya tarihinde böyle bir olayın bir örneğine daha rastlayamayız. Yani hiçbir devlet yoktur ki kendi ordusuna arkadan vurarak ihanet edenlere ve halkını katletmeye çalışanlara üstelikte ülkesinden toprak koparmaya çalışanlara ceza vermeyip, onları bu emel ve eylemlerinden vaz geçirmeye çalışsın. Bunun içinde isyancıları farklı bölgelere dağıtarak bunu sağlamaya çalışsın. İşte tehcir olayı budur.

Görülüyor ki tehcir, isyan, katliam ve hıyanet gibi büyük çapta suç işleyen kitlelere ceza vermek ve onları imha etmek yerine, bilakis onları bu işledikleri toplumsal suçlardan ve imha olmaktan kurtarmak için uygulanabilecek en insancıl bir yoldur.

Bu yolu bulan ve uygulayan Türk milletinin bu davranışını takdir etmek bir yana, Türk milletini soykırımla suçlamak insafa, izana ve mantığa sığmayacak hayret verici bir durumdur.

Bu yazi toplam 478 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR