Emeklilere müjde
Meteorolojiden şiddetli yağış uyarısı!
KAÇAK HAFRİYATA 216 BİN TL CEZA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

BEKA MESELESİ

Vehbi Yahşi
28.02.2019 / 00:00


Türk milletinin bin yıl önce Anadolu’ya önce beylikler halinde sonra da devlet olarak girişinden beri bekası açısından karşılaştığı tehlikelerin birincisi, Moğol istilaları sonucunda Selçuklu hanedanının iktidarı kaybetmesi ile devletin parçalanıp kendisini oluşturan beyliklere ayrılması dönemidir. Türk milleti bu ilk tehlikeden, Osmanlı beyliğinin diğer Türk beyliklerini egemenliği altına alması ve devleti yeniden tesis etmesi ile kurtulmuştur.

Türk milletinin bekası açısından Anadolu da karşılaştığı ikinci tehlikeli dönem ise Fetret devri denilen, Timur’un Yıldırım Beyazıt’ı Ankara savaşında yenip esir alması sonucunda devletin başsız kalması sebebi ile şehzadelerin iktidar mücadelesine girdiği 12 yıllık dönemdir. Bu dönemden de şehzadelerden Çelebi Mehmed’in iktidarı ele geçirmesi ile çıkılmıştır.

Beka açısından karşılaşılan üçüncü ve sonuncu tehlike ise 1.Dünya savaşına girdikten sonra savaşın iki büyük cephesi olan Çanakkale ve Irak cephesinden zaferle çıktığımız halde savaştan çekilmemiz sebebi ile yenik sayıldığımız için Anadolu dışındaki topraklarımızı kaybetmemizin yanı sıra Anadolu’nun da işgal edilmeye başladığı dönemdir. Bu dönemden de Kurtuluş savaşı ile işgallerden kurtularak ve meşrutiyetten cumhuriyete geçilerek çıkıldı.

Bunun dışında son 40 yıldır karşı karşıya kaldığımız silahlı bölücü terörle ortaya çıkan bölücülük tehlikesi her ne kadar beka meselesi olarak görülse de aslında beka meselesi olacak büyüklükte ve çapta bir tehlike değildir. Çünkü Türkiye’nin bölünebilmesi için son bin yıldır Anadolu sınırları içerisinde başka milletlere ait özerk bölge anlamında siyasi bir yapılanmanın var olması gerekir. Böyle bir yapılanmaya rastlanmadığına göre Türkiye’nin bölünmesi mümkün değildir. Bu sebeple bir beka meselesi de söz konusu olamaz.

O halde önümüzde ki belediye seçimleri sebebi ile bir beka meselesi nasıl ortaya çıkmaktadır?

Şöyle ki; başkanlık sisteminde hükümetleri başkan oluşturduğundan ve başkan seçilebilmenin en az şartı da %50+1 gibi büyük bir oy oranı olduğundan, bölücüler de ülkemizde hiçbir zaman bu orana ulaşamayacaklarından, başkanlık sisteminde bir bölücü tehlike hiçbir zaman oluşamayacaktır. Fakat parlamenter sistemde hükümetleri meclis oluşturduğundan, her partinin sayısal gücü ne olursa olsun koalisyon hükümetlerine girme ihtimali bulunduğundan bu sebeple bölücüler bu sistemde tehlike oluşturabilmektedirler.

İşte ülkemizde parlamenter sisteme geçmeyi isteyen ittifaklar var ise ve seçimleri kazanırlar ise, ülkeyi de parlamenter sisteme tekrar döndürürler ise bu sebeple beka açısından olmasa da devletin üniter yapısı ile ilgili bir tehlike ihtimali her zaman olacaktır.

Eğer ülkemizdeki tüm ittifaklar başkanlık sisteminin ülkenin bekası açısından en uygun rejim olduğunu savunurlar ise o zaman belediye seçimlerinde hangi ittifakın adayları daha çok seçilirlerse seçilsin ve başkanlık seçimlerinde de hangisinin adayı başkan seçilirse seçilsin, başkanın kuracağı hükümetlerde bölücülerin yer alma ihtimalleri olamayacağından bu seçim ve bundan sonraki hiçbir seçim beka meselesi olamayacaktır.

Bu yazi toplam 1428 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR