Başkana silahlı saldırı
Erdoğan isimleri çizmeye kara kaplı defterden başladı
Tepetaklak
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

ANDIMIZ GERÇEĞİ

Vehbi Yahşi
23.10.2018 / 00:00


Halkımızın etnik yapısının homojen olmadığı, Türklerin yanı sıra Türk olmayan birçok ırkın halkımızı oluşturduğu bir gerçektir. Diğer yandan devletimizin de bir Türk devleti olduğu başka bir gerçektir.

Çünkü bir Türk devleti olan Selçuklu İmparatorluğu Anadolu’ya girdiğinde, Anadolu da Türk beylikleri ile Rum olan Bizans ve Pontus devletleri vardı. Moğol istilaları sonucu iktidarı kaybeden Selçuklu hanedanı yerine iktidarı Osmanlı hanedanı ele geçirince Anadolu da ki bu Türk devleti bu sefer Osmanlı hanedanının adı ile devam etti ve zamanla bu iki Rum devletinin egemenliğine son verilince Anadolu da sadece Osmanlı adı ile bu Türk devleti kaldı. 1922 de saltanat kaldırılıp, 1923 de meşrutiyetten Cumhuriyete geçilince de son 95 yıldır Türkiye Cumhuriyeti adı ile Anadolu da yaklaşık bin yıldır bu Türk devletinin varlığı devam etmektedir.

Halkımızın yapısı ise homojen olmayıp, bin yıldır Türkler, Kürtler, Zazalar, Çerkezler, Abazalar, Gürcüler, Boşnaklar, Pomaklar, Arnavutlar, Lazlar, Araplar ve daha varsa başka ırkların toplamından meydana gelmiştir.

İşte etnik yapı açısından homojen olmayan toplumlarda üst ve alt kimlik olmak üzere herkesin ve her ırkın iki kimliği oluşur. Alt kimlikler doğal olarak her ırkın kendi adıdır. Üst kimlik ise devletin yapısına göre belirlenir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir Türk devleti olduğu için bu sebeple ülkemizde üst kimlik Türklük olarak oluşmuştur. Buna göre halkımızı oluşturan Türk ırkına mensup olanların alt kimliği de üst kimliği de haliyle Türk’tür. Kürtlerin, Çerkezlerin, Arapların, Abazaların, Boşnakların, Pomakların, Gürcülerin, Arnavutların, Lazların ise alt kimlikleri doğal olarak kendi ırklarının adıdır. Fakat bu ırkların ülkemizde üst kimliklerinin adı Türk’tür. Dolayısı ile milletin genel adı da bu üst kimlikle ifade edilir ve millete de Türk milleti denir. Türk milleti denince sadece Türkler değil, Türklerle beraber bin yıldır beraber olan ırkların birlikte oluşturduğu bu halk anlaşılır.

İşte andımız, devletimizin yapısı, alt ve üst kimlik kavramları yıllarca tanımlanmadan, anlaşılmadan ve öğretilmeden okunduğu için yanlış anlaşılmış en sonunda da azda olsa bazı kesimlerde rahatsızlık oluşturunca bakanlığımız tarafından 2013 yılında kaldırılmıştır. Tabi bu durumda da milletimizin büyük çoğunluğu bu sefer aynı rahatsızlığa sokulmuştur. Şimdide yargı kararı ile tekrar okutulursa milletimizin ekserisi yine memnun olacak ve milletimizin azda olsa bir kısmı yine rahatsız olacaktır. Yani yine tekrar başa dönmüş olacağız.

O halde bu problemin çözümü andımızı kaldırmakta değil, andımızdaki ‘Türklüğün’’ bir üst kimlik olduğunu ve devletimizin tarihsel kimliğinin Türk devleti olması sebebi ile de üst kimliğin ‘’Türklük’’ olarak oluştuğunu anlatmak gerekmektedir. Şöyle ki, andımızdaki ‘’Türküm’’ kelimesinin Türk olmak anlamında değil, Türk milletinden olmak, Türk vatandaşı olmak anlamında olduğunu ve Türküm demekle kimsenin kendi ırkının inkar edilmediğinin anlatılması gerekmektedir. Yine ‘’varlığım Türk varlığına armağan olsun’’ cümlesinde varlığımızı armağan ettiğimiz Türk ırkı değil, Türk milleti olduğunu bununda ülkemizi oluşturan tüm ırkların toplamı olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Ve Yine ‘’ Ne mutlu Türküm’’ diyene cümlesinde mutlu olmanın şartının Türk ırkından olmak değil, Türk milletinden olmak olduğunun yani ülkemizi oluşturan tüm ırkların bütününe mensup olmanın kastedildiğinin bilinmesi gerekmektedir.

Demek ki asıl problemi oluşturan andımız değil, devletimizin ve milletimizin açıkça tanımlanmamasıdır. Yoksa devletimiz açıkça bir Türk devletidir ve milletimiz de Türklerle beraber Kürtler, Zazalar, Çerkezler, Abazalar, Gürcüler, Boşnaklar, Pomaklar, Arnavutlar, Lazlar, Araplar, ve daha ne kadar bin yıldır beraber yaşadığımız ırk varsa bu ırkların toplamıdır ve adına da Türk milleti denir diye tanımlansa ve bunun eğitimi yapılsa idi bu problemler oluşmazdı

Bu yazi toplam 1292 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR