Ankara'da eğilim yoklamasının sonucu belli oldu
Meteoroloji uyardı! Sağanak ve ...
Yayından kaldırılıyor
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş!

Cengiz Yücak
08.01.2018 / 00:00


Felsefi ve edebi bir derinliğe sahip olan rahmetlik Dedem ile çok keyifli ve bir o kadar verimli muhabbetlerimiz olurdu..

Hiç unutmam bir gün bana "oğul sen sen ol hayatta ne haddini aş ne de kaldıramayacağın yükün altına gir" dedi.. 

Dedemin bana her verdiği öğüdün içeriğinin ne anlama geldiğini kelimesi kelimesine tekrar ona sormak yerine kendimi ve etrafımda yaşananları sorgulayarak öğrenmeyi tercih ederdim hep..

Yaşayarak öğrenmek..

İşte en güzeli bu..

Yaşadıklarımdan ve gördüklerimden öğrendim ki;

Bir insan asla haddini aşmamalı..

Ve de boyundan büyük işlere bulaşmamalı..

Hele hele kaldırmayacağı yükün altına hiç girmemeli..

Toplumda birisi haddini aştığı zaman "bu haddini aştı bunun başına gelecek var" derler... 

O haddini aşma işini daha da büyüterek boyundan büyük işlere bulaştığı yani "azma" boyutuna eriştiği zaman da Anadolu ağzı ile "yakında görür ebesinin örekesini" derler..

Ve bir de azgınlığın en son doruk noktası var tabi ki;

Kudurmak..

Kuduranın gözü kendisinden başka hiç bir şey görmez..

Yani ve yine Anadolu ağzı ile kargadan başka kuş tanımaz..

İşte o kuduran yani kargadan ve kendisinden başkasını tanıma güdüsünü kaybeden kişi, her önüne geleni de aşıp sallamaması gereken kişi veya kişilere de salladığı zamanda "bu cami duvarına işemeye başladı" hükmü verilir..

"Cami duvarına işemek"

İşte en kötüsü bu..

Çünkü bu hükmün kesinleştiği noktadır..

Yani o azgın ve kudurgan kişinin ecelinin geldiği noktadır..

Çünkü Atalardan bugüne gelen o sözün devamı şöyledir;

"Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş!"

Buna örnek mi istiyorsunuz?

Çok çok uzaklara fi tarihlerine gitmenize gerek yok..

Bakın yakın tarihe..

Önce mahallelere ahkam keserek ayar vermek ile işe başlayanlar akabinde sırasıyla köylere, beldelere, ilçelere, illere ve ülkenin geneline ayar çekmeye kadar vardırırdılar işi.. 

Yetmedi Dünyaya hükmetmeye soyundular..

Şimdi nerde ve ne haldeler?

İçerdekiler turucuya bezenmiş..

Dışarıdakiler karalar bağlanmış..

Ne demek ömrü terör ile mücadeleyle geçmiş TSK'nın başkomutanı ve diğer alt komutanlarını "terörist" suçlamasıyla içeri atıp iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapislere mahkum ettirmek?

Ne demek kendi ülkenin milli sırlarının saklandığı "kozmik oda"ya dalarak o sırları başka ülkelere servis ettirmek?

İşte bu cami duvarına işemek değil de nedir?

Dedik ve döndük güne;

İnsanoğlu para ve güç konusunda sınır tanımaz..

Parasına daha çok para ve gücüne daha çok güç katmak ister hep..

İstedikçe ister..

İşte bu sonsuz istek, kişiyi paranın ve gücün esiri yapar..

Arzularına ve isteklerine esir olanlar ise akıl ve mantıklarını kullanamazlar..

Aklın ve mantığın kullanılmadığı nokta ise çarpılma noktasıdır..

Çarpılan kişilerden ise her şey beklenir;

Önce hadlerini aşarlar..

Sonra azar ve kudururlar..

En sonunda da cami avlusuna işerler..

Finiş.. 

Yarım asrı aşan ömrümde o kadar çok cami avlusuna işeyenler gördüm ki!

Acırım işemeye çalışan yenilerine ve yeni yetmelerine.. 

Etiketler:
Bu yazi toplam 3546 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR