HDP'den flaş açıklama
TÜSİAD, İmamoğlu'nu kutladı
YSK Başkanı son rakamları açıkladı
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

İŞTE MÜSLÜMANLAR İÇİN KUDÜS GERÇEĞİ

Vehbi Yahşi
11.12.2017 / 00:00


İsrail oğulları Mısırdan çıktıktan sonra M.Ö 1190 lar da Filistin topraklarını ele geçirmeye başladılar ve 1020 de Kudüsü ele geçirerek devletlerini kurdular. İsrail oğulları birleşik krallık olarak M.Ö 587 de Babilliler tarafından esaret altına alınana kadar 433 yıl özgür olarak Kudüs ve Filistin de yaşadılar. Daha sonra sırası ile Farsların, Makedonların, Helen imparatorluğunun ve Roma imparatorluğunun egemenliği altında yine Filistin topraklarında ve Kudüs de M.S 70 yılına kadar 657 yıl esaret altında yaşadıktan sonra Bizans imparatorluğu tarafından Filistin topraklarından ve Kudüs’ten sürüldüler.

Bu tarihten Hz. Ömer tarafından M.S 637 yılında Kudüs feth edilene kadar 567 yıl Hıristiyanların dini merkezi haline geldi. M.S 637 den M.S 1099 a kadar 462 yıl Müslümanların elinde kalan Kudüs 1099 da haçlılar tarafından ele geçirildi ve 1187 de Selahaddin Eyyubi tarafından tekrar Müslümanların eline geçene kadar 88 yıl daha Hıristiyanların eline geçti. Kudüs böylece toplamda Hıristiyanların elinde 655 yıl kalmış oldu. Kudüs 1517 den 1917 ye kadar da Osmanlıların elinde kaldı. Kudüs,1187 den 1917 de İngilizlerin eline geçene kadar 730 yıl, toplamda da 1192 yıl Müslümanların elinde kalmış oldu.

Kudüs, bu tarihsel geçmişi açısından üç dinin mensuplarının hem geçmişini oluşturmakta hem de geleceklerine yön vermektedir. O halde Kudüs de üç dinin mensuplarının da hakkı ve hukuku oluşmuştur. Buradan Kudüs üç dinin mensupları tarafından ortaklaşa yönetilmeli sonucu çıkmaktadır.

Eğer Yahudiler Kudüsün ortaklaşa yönetimini kabul etmiyorlarsa ve kendilerinin olduğunu iddia ediyorlar ise bu durumda Kudüs Müslümanlarındır demek gerekiyor. Çünkü Kudüs de en uzun özgür geçmişe sahip Müslümanlardır. Üstelikte bu en uzun geçmiş en sona aittir.

Kudüs’ün korunması açısından da Kudüs Müslümanların elinde olması gerekir. Çünkü eğer Yahudilerin elinde kalırsa Kudüs’te İslamiyet’in gelişinden sonra Müslümanlarca yapılan Mescid-i Aksa ve Ömer cami gibi Müslümanların kutsal saydığı yapılar önce işlevsiz bırakılır sonrada yıkılarak imha edilebilir.

Çünkü Yahudiler Hz.Muhammedin peygamberliğini ve Kur’anı kabul etmezler. Bu sebeple Müslümanlarca kutsal olan yerlerin Yahudilerce bir kutsiyeti yoktur. Fakat Kudüs Müslümanların elinde kalırsa Yahudilerin kutsal yapıları ve mekânlarına dokunulmaz bilakis yaşatılır.

Çünkü İslamiyet’te imanın şartlarından biri tüm peygamberlerin peygamberliğini kabul etmek diğeri de Kur’an dan önce gelen kitapları kabul etmektir.Bu durumda Yahudilece kutsal sayılan , Kudüs civarında Hz.İbrahim’in kabrinin de bulunduğu El Halil kenti ve şimdiye sadece ağlama duvarı adı ile bir duvarı kalmış olan Hz.Süleymanın yaptırdığı Beytül Makdis denilen mabed de Müslümanlarca kutsaldır.Zaten bu sebeple bu mabedin bulunduğu yer olan Kudüs ,Kabeden önce Müslümanların ilk kıblesi olmuştur.

Sonuçta Kudüs bu tarihi ve dinsel gerekçelerle ya üç dinin mensuplarınca ortaklaşa bir idareye kavuşturulmalıdır, ya da Kudüs Müslümanların idaresi altında bulunmalıdır.

Çünkü Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar ancak kardeşçe Kudüs de kendilerince kutsal olan mekânlarında Müslümanların idaresi altında yaşayabilirler. Bunun ispatı da Kudüsün Müslümanların elinde geçen bin yıldan fazla olan tarihinde mevcuttur.

Etiketler:
Bu yazi toplam 854 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR