Beraat etti
Komutanlık duyurdu
Flaş.. Katliam gibi kaza
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

CUMHURİYETE NASIL GEÇTİK?

Vehbi Yahşi
28.10.2017 / 00:00


Mutlak monarşilerden yani halkın yönetimde söz sahibi olmadığı rejimlerden, halkın yönetimde tamamen söz sahibi olduğu halk idaresi denilen Cumhuriyet rejimine direkt geçmek, maddelerin katı halden direkt gaz haline geçmesi kadar mümkün olmayan bir durumdur. Ancak halkın mutlak monarşilere kısmen ortak olması ile oluşan meşruti monarşilerin önce oluşması gerekir. Yani saltanat yönetimine halk, kendisini temsil eden meclisle önce ortak olması gerekir. Böylece mutlak monarşi denilen saltanat yönetimleri , ’’saltanat+meclis’’ yönetimi denilen meşruti monarşilere dönüşmüş olur. Süreç içerisinde meşruti monarşilerde saltanatın yasama ve yürütme yetkileri azalırken, meclisin yasama ve yürütme yetkileri aynı oranda artar. Sürecin sonunda da saltanatın yasama ve yürütme yetkisi tamamen sıfırlanarak ortadan kalkarken yasama ve yürütme yetkisi tamamen meclise geçmiş olur. Bu aşamada rejim aslında fiilen cumhuriyet rejimine dönüşmüş demektir. Tamamen yetkisiz hale gelen saltanat makamı, eğer istenirse Almanya, Avusturya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Türkiye de olduğu gibi yerine Cumhurbaşkanlığı adı ile devlet başkanlığı modeli getirilerek kaldırılır. Eğer kaldırılması istenmez ise de İngiltere, Japonya, ispanya, Norveç, Danimarka, İsveç, Belçika ve Hollanda da olduğu gibi sadece temsil makamı olarak yetkisiz devlet başkanlığı olarak yerinde bırakılır.

Ülkemizde de cumhuriyete geçiş süreci bu şekilde olmuştur. Şöyleki 1808 de ilan edilen Sened-i İttifak ile ilk defa saltanat otoritesine sınırlandırma getirilerek taşradaki yöneticilerde yönetimde yetki sahibi olmuşlardır. Sürecin devamında 1839 da Tanzimat Fermanının ilanı ile saltanatın yetkilerinin sınırlandırılması daha da artırılmıştır.1856 da ki Islahat Fermanı ile de bu sınırlandırma iyice artırılınca artık ülkede halkın iradesini temsil eden meclisin açılması aşamasına gelinmiştir. Nihayet 1876 da meclis açılarak halkın yönetime saltanatın yanında ortak olarak katılması resmen başlamıştır. Yani mutlak monarşiden sened-i İttifak ile başlayan 68 yıllık süreç den sonra meşruti monarşiye geçilmiştir. Meşrutiyet yönetimi kesintilere uğrasa da 1908 ilan edilen 2. Meşrutiyetle birlikte cumhuriyetin ilanına kadar 47 yıl devam etmiştir. Meclis-i Mebusanın 1.Dünya savaşının sonunda Misak-ı Milli kararlarını aldığında yönetimdeki yasama ve yürütme yetkisi tamamene yaklaşmıştı. Meclisin Ankara taşınmasından sonrada meclis artık yönetimde tamamen söz sahibi olmuştur. Saltanatın yetkisi sıfırlanmıştı.Yani fiilen cumhuriyet rejimine geçilmişti. Bu sebeple de 1922 de yetkileri sıfırlanmış olan saltanatın kaldırılması meclis tarafından tercih edilerek, kaldırılmış oldu. Fiili olarak 1920 den beri geçtiğimiz Cumhuriyet rejiminin adı da 29 Ekim 1923 de ilan edilerek konulunca ülkemiz resmen Cumhuriyet idaresine geçmiş oldu.

Her yıl 29 Ekimlerde Cumhuriyete geçişimizin yıl dönümlerini kutlarken, Cumhuriyete geçişimizin meşrutiyete kadar ki 68 yıllık dönemini, meşrutiyetten Cumhuriyetin ilanına kadar ki 47 yıllık ve toplamda da 115 yıllık bu Cumhuriyete geçiş sürecini ve aşamalarını da söz konusu ederek kutlamamız gerekir ki Cumhuriyet kavramı konusunda milletimiz daha da bilinçlenmiş olsun ve Cumhuriyetin değerini yeterince anlamış olsun. Yoksa milletimizin zihninde sanki Yavuz ve Kanuni dönemlerinde ki mutlak monarşi dönemine benzer bir dönemden birden bire Cumhuriyet dönemine yani halk idaresine kolayca geçtiğimiz gibi bir algı oluşur ki bu da Cumhuriyet rejimini gerektiği gibi anlamama ve değerini bilememe durumuna milletimizi düşürür.

Cumhuriyete geçişimizin 94.yılı kutlu olsun.

Etiketler:
Bu yazi toplam 819 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR