HDP'den flaş açıklama
TÜSİAD, İmamoğlu'nu kutladı
YSK Başkanı son rakamları açıkladı
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SURİYELİ GÖÇMENLER VE TÜRKLER

Vehbi Yahşi
11.07.2017 / 00:00


Türk kültürü, Türklerin İslamiyet’e girmeden önceki dönemlerinde de kendi içinde cinsiyet ayrımı yapmaksızın eşitlik içerisinde insana saygı ve sevgiye dayalı bir şekilde oluşmuştur. Türklerin İslamiyet’e girmelerinden sonra da kültürleri, doğru yönde daha da gelişmiş başka milletlerle ilişkileri, İslamiyet’in mesajını ulaştırma çerçevesinde şekillenmişti. Yani Türkler hiçbir zaman egemenlikleri altındaki milletleri asimile ederek sömürmeyi amaç edinmemişlerdir. Bunun böyle olduğunun ispatını da Osmanlı döneminde egemenliğimiz altındaki yerlere götürülen hizmetlerde gördüğümüz gibi, yine Balkanlarda ki ulusların 1911-1912 yılları arasında yüzyıllardır dinleri, dilleri ve kültürleri ile asimile olmayıp bozulmadıkları için kolayca bizden ayrılarak devletleştiklerinde görmekteyiz.Yine Kuzey Afrikada ki Arapların ve 1.Dünya savaşı sonunda da orta doğuda ki Arapların da kendi devletlerini kurabilmelerinde görebilmekteyiz.

Kölelik kurumu, Ortaçağın başlarına kadar Dünyada daha yok iken Avrupa da ortaya çıkmaya başlamıştır. Türkler ise ancak bu kurumla, Anadolu da Türk beyliklerinin kurulması ve Selçukluların Anadoluya girip yerleşmeleri sonucunda ve Osmanlı döneminde Avrupalılarla ilişkileri sonucunda tanıştı. Fakat Türk kültürünün temellerini oluşturan insana sevgi ve saygı, insanı sömürmeme anlayışı sebebi ile kölelik Türk halkı içerisinde rağbet görmedi ve yayılamadı. Kölelik kurumu, Türklerde devlet kademeleri içerisinde ve saray hareminde o da ancak başka kurumlara dönüşerek yer bulabildi. Şöyle ki savaşlar sonucunda alınan esirler köleleştirme yerine Osmanlı döneminde Yeniçeri ocağı altında kurulan askeri birliklere katılarak ordunun en önemli unsurları haline getirildi. Yine yeniçeri ocağına alınanlar içerisinde yetenekli olanlar Saray içerisinde kurulan ve devlet adamı yetişiren Enderun adı altındaki eğitim kurumlarına alınarak yetiştirildiler ve devlet kademelerinde vezir-i azamlığa kadar dahi yükselebildiler.Yine hareme alınan kadın köleler cariye adı altında yetiştirilmişler ve bunlar padişahlarla evlenebilmişler ve tarihimizdeki devlet idaresinde söz sahibi olan valide sultanlığa kadar yükselebilmişlerdir. Halbuki Avrupa da 1800 lü yıllarının başlarına kadar,Amerika da ise ise 1865 yılına kadar kölelik en acımasız şekli ile devam ede gelmiştir.

İşte yukarıda sadece tarihimizde başka milletler ile olan ilişkileri ve kölelik kurumu karşısındaki tepkisi açısından incelediğimiz ve Dünya tarihinde insanlık sicili açısından şerefli bir sicile sahip Türk milletini bu günlerde mahcup eden bazı olaylara rastlanmaktadır. Şöyle ki, ülkelerinde çıkan iç savaş sebebi ile ülkemize sığınan Suriyelilere bazı bölgelerde suç işledikleri gerekçesi ile halk tarafından saldırılar olmakta ve suç işleyenler linç yöntemi ile suçsuzlarla beraber cezalandırılmak istenmektedir.Öncelikle suç işleyenlerin halk tarafından linç edilerek cezalandırılması devlet geleneği yeni ve zayıf sayılan devletlerdeki halkın başvurduğu yöntemledir.Türk milleti gibi devlet geleneği 2500 lü yıllara yaklaşan eski ve güçlü bir millete suçluları linç yolu ile cezalandırmaları yakışmaz. Eğer bir suçlu var ise onun cezasını ilgili devlet organları verir.

Eğer Türk milleti, Suriyeli göçmenlerin ülkemiz de özgürce dolaşmalarının, yerleşmelerinin, çalışmalarının veya çalışmamalarının bir problem teşkil ettiğini görüyorsa, bu problemlerin sorumluları Suriyeliler değil ,gerekli tedbirleri almayan sorumlulardır.Bu problemlerin çözümü de bir Suriyelinin suç işlediği yerde o yerdeki tüm Suriyelilere saldırmak değil,konu ile ilgili STK lar oluşturarak topluma ve hükümete bu konuda görülen problemlerin çözümü için öneriler sunmak ve bu önerilerin gerçekleşmesi için takipçi olmaktır.

Milletlerin geleceğini geçmişleri şekillendirir. Türk milletinin geleceğini de daima derin ve şerefli tarihi şekillendirecektir.

Etiketler:
Bu yazi toplam 849 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR