Beraat etti
Komutanlık duyurdu
Flaş.. Katliam gibi kaza
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

TÜRKİYENİN SURİYE VE IRAK POLİTİKASI

Vehbi Yahşi
31.05.2017 / 00:00


Halep ve Musul, Misak-ı Milli sınırlarımız içerisinde olduğu için yani Türkiyeden koparılan vatan topraklarımızın birer parçaları oldukları için,Türkiye doğal olarak Halep ve Musulun demografik yapısının koruyucusu aynı zamanda da Halep ve Musulda ki Türklerin kültürel ve siyasi haklarının savunucusu ve koruyucusu durumundadır.

Türkiyenin Halep ve Musul üzerinde söz ve tasarruf sahibi olmak istemesinin sebebi,Suriyenin Osmanlı döneminde 402 yıl egemenliğimiz altında kalması ve Irakın Selçuklu döneminden itibaren Osmanlı döneminin sonuna kadar toplamda 800 yıldan fazla egemenliğimiz altında kalması Halep’i ve Musul’u Türk vatanına dönüştürdüğü içindir.

Dolayısı ile Türkiyenin bu günkü Suriye ve Irak politikası , Halep ve Musulun demografik yapısının , kültürel ve siyasal haklarının zarar görmemesi şartı ile Suriye ve Irakla barış içerisinde yaşamaktır.

Diğer yandan Suriye ve Irak coğrafyasının Araplar dışındaki asli unsurları,Kürtler ve Türklerdir. Suriye ve Irakta Kürtler için oluşacak olan her siyasi oluşum karşılığında, Türkler içinde aynı siyasi oluşumların oluşması gerekecektir. Bu sebeple Türkiye Suriye ve Irakta Kürtler için atılacak siyasi adımlara aynı adımların Halep ve Musul için de atılması karşılığında karşı çıkmayabilir.

Eğer Suriye ve Irak Kürt özerk bölgelerine ayrılarak federe devlet olacaklarsa ,buna karşılık Türkiye Halep’in de ,Musul’un da birer özerk bölge olma haklarına sahip olmaları karşılığında Suriye ve Irakın federe devlet olmalarına karşı çıkmayabilir.

Hatta bir sonra ki adımda oluşacak özerk bölgeler bağımsız devletlere dönüşeceklerse de ,Türkiye bu sürece dahi karşı çıkmayabilir.Çünkü aynı sürece Halep’in de ,Musul’un da dahil olma hakkı doğacağı için aynı kazanımlar Halep ve Musul içinde geçerli olacaktır.Yeter ki Türkiye Suriye ve Irakta Kürtler için siyasi olarak atılacak her adımın karşılığında Halep ve Musulda da Türkler içinde aynı adımların atılmasının gerektiğini görsün ve bu adımların atılmasını sağlayabilsin.

Bu durumda Türkiye Irakta,Irak ve Barzani kuvvetlerine Musulun haklarını gasp etmedikleri müddetce ,Suriye de Esad,ypg ve işid kuvvetlerine Halep’in haklarını gasp etmedikleri müddetce karışmayabilir.Özetle Türkiye Suriye iç savaşının taraflarından herhangi birinin yanında ne dost ne de düşman olarak bulunmayabilir.

Dolayısı ile Türkiye, ABD nin Suriye de pyd nin ,Irak da Barzaninin avantajına olabilecek atacağı adımlara aynı adımların Halep ve Musul içinde atılması şartı ile karışmayabilir. Aynı şekilde Türkiye Rusyanın Esad için atacağı adımlara Halep’in zararına olmamak şartı ile karışmayabilir.

Sonuçta Suriye ve Irakla ilgili olan ve ilgilenen herkes şunu iyi bilmelidir ki,Türkiye Suriyede Halep’in Irakta Musul’un demografik yapısının, kültürel ve siyasi haklarının tarihinden doğan gerekçelerle savunucusu ve koruyucusudur.Türkiyenin Suriye ve Irak coğrafyasında ki olaylarla ilgilenmesi de zaten bu sebepledir.

Etiketler:
Bu yazi toplam 1014 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR