Beraat etti
Komutanlık duyurdu
Flaş.. Katliam gibi kaza
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

Vehbi Yahşi
17.11.2016 / 00:00


İnsanlık tarihi boyunca toplumların idare sistemleri olan rejimler,ilkelden gelişmişe yani en mükemmele doğru evrimleşerek gelişim ve değişim gösterirler.İşte bu en mükemmele doğru, ulaşılan değişim noktalarına da,rejim değişikliği denir ve rejim değişiklikleri genelde geriye doğru değil daima ileriye doğru yani en mükemmele doğru olurlar.

Şöyleki;insanlık tarihinin başlangıcından itibaren toplumlar, bir zümrenin,bir hanedanın temsilcilerinin iradelerine ve yönetimlerine tabi olmuşlar,bunun sonucunda da halkların yönetime katılmadığı Mutlaki idareler denilen rejimler meydana gelmiştir. İnsanlık tarihinin bu güne kadarki en uzun bölümü mutlaki idarelerle geçmiştir.Antik çağlarda şehir devletlerindeki halkın yönetime direkt katılımı olan uygulamaları ve ortaçağ İngilteresindeki halk adına kralın yetkilerini sınırlama sözleşmeleri gibi uygulamalarıda saymaz isek, Ancak 1789 Fransız devrimi ile beraber toplumlar kendilerini idare eden hanedanların iradelerine ve yönetimlerine, seçtikleri temsilcilerinin oluşturduğu meclislerle ortak olmaya başlamışlardır.Böylece Meşruti idareler denilen halkın seçtiği temsilcilerin oluşturduğu meclislerle yönetimde ortaklık içine giren hanedan idareleri dönemi başlamıştır.

20.yüzyıla girerken halk meclislerinin yetki ve sorumlulukları o kadar genişledi ki yönetimin başındaki hanedanların yetkileri sıfırlanarak şimdiki İngiltere ,Japonya ve vb.bazı Avrupa ülkelerindeki Meşruti idarelerde olduğu gibi hanedanlar sadece yetkisiz olarak temsil makamlarında kaldılar.

İşte Cumhuriyet denilen halkın kendi kendini, seçtiği temsilcilerinin oluşturduğu meclislerle yönetim biçimi olan bu en mükemmel evre, yetkileri sıfırlanmış ve sadece temsil makamında kalmış bu hanedanlıkların kaldırılarak yerine belli süreliğine seçilen devlet başkanlarının seçilmesi ile başlamıştır.

Görülüyorki;rejim değişiklikleri bu siyasal evrim sürecinde Mutlakiyetlerden, Meşrutiyetlere Meşrutiyetlerden de, Cumhuriyetlere geçilerek en mükemmele doğru ulaşılan değişikliklerdir.Bunun dışındaki değişiklikler rejim değişiklikleri değil sadece bir siyasal rejimin kendi içindeki değişiklikleridir yani o siyasal rejimin türevleridir.

Örneğin;Bir hanedanın üyeleri arasında devreden Krallıklar,darbelerle gelen militarist idareler,cuntalar,diktatörlükler ve vb idareler rejim değişiklikleri değil,mutlaki idarelerin kendi içerisindeki değişiklikleridir yani mutlaki rejimlerin türevleridir.Yine meclislerle ortak idareye sahip hanedanlıklarda hanedanın yetkilerinin oranının azalması ve zamanla sıfırlanması bir rejim değişikliği değil Meşruti idarenin kendi içindeki değiklikleridir yani türevleridir.Rejim değişiklikleri ancak Mutlakiyetlerden, Meşrutiyetlere, Meşrutiyetlerden de Cumhuriyetlere geçmekle olur.

O halde ülkemizdeki başkanlık tartışmaları ile birlikte gündeme gelen rejim değişikliği tartışmaları gereksiz bir tartışmadır.Çünkü Başkanlığa geçiş,rejimi Cumhuriyet olan bir ülkede bir rejim değişikliği olayı değil, sadece cumhuriyet rejiminin türevlerinin birinden diğerine geçiş olayıdır. Şöyle ki;Cumhuriyet rejiminde halk ya sadece meclisi seçer,meclisde devlet başkanını seçer,yada halk meclisle beraber devlet başkanınıda seçer.İşte başkanlık denilen sistemde halkın meclisle beraber devlet başkanınıda seçtiği model olduğuna göre bu durumda ülkemizdeki başkanlık tartışmaları bir rejim değişikliği tartışmaları değil,Cumhuriyet rejiminin türevleri arasındaki tercih tartışmalarıdır.Yani başkanlığa geçsek de yine cumhuriyet rejimi içindeyiz

Etiketler:
Bu yazi toplam 1221 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR