Selahattin Demirtaş hakkında karar verildi
Çevre Bakanı niçin istifa etti?
Ak Parti Gebze toplanıyor
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Sarıkamış.. Gitmediğin yer senin değildir

Sarıkamış.. Gitmediğin yer senin değildir
13.01.2019 / 17:12


ADALET BORA/HABERPİ.COM- Ne zaman Aralık ayının son haftasına girsek, Yüreğimizde Sarıkamış Şehitlerinin hüznü başlar.. Ocak ayının ilk günleri doğa eline fırçasını alıp beyaza boyamaya başladığı zaman Sarıkamış'ı işte o andan itibaren kabuk bağladığını sandığımız yaramız yeniden açılır.. Tuz da basak buz da bassak nafile..

Ve onlar bundan tam 104. yıl önce  'gitmediğin ve savunmadığın yer senin değildir' diyerek işgal edilmiş vatan topraklarını yeniden bağımsızlığa kavuşturmak için yola çıktılar.. Yol uzun, yiyecek yok, giyecek yok ama kocaman bir inanç ve vatan aşkı var yüreklerinde, heybelerinde..Ve o büyük felaket.. Düşmana değil soğuklara yenildiler.. Kefensiz yattılar boylu boyunca.. İşte bu yüzdendir Aralık ve Ocak üşütür bizi.. Hüzünlerimizi ve acımızı dondurmaz aksine ateş gibi düşerek büyütür de büyütür

İşte bu büyük kahramanların izinde yürümek  ve  büyük hüznün yıldönümü için, bu vatan toprakları için hiç düşünmeden şehadet şerbetini içen 90 bin şehidimize vefa borcumuzu ödemek için Sarıkamış’a gittik..

Alacakaranlıkta vardık Sarıkamış'a.. Işık hüzmelerinin altında kutsal bir yolculuğa başladık.. Sağımız-solumuz şehit kokuyor.. Vatanseverlik kokuyor.. Sonra derin bir hüzün kokuyor..Her yer ışıldıyor Şehit aydınlığında.. Bembeyaz her yer.. Meleklerin kanatlarında bizleri izliyorlardır muhakkak şehadet şerbetini içtikleri bu topraklarda diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz.. Güvenle, gururla ve huzurla yürüyoruz caddeleri ve sokakları alacakaranlıkta şehitlerle birlikte.. Uhrevi ve huzurlu bir yolculuk.. Korku yok, kaygı yok. Huzur ve hüzün var sadece!

Sarıkamış şehit kokan bir kent. Sarıkamış baştan sona kırmızı beyaz bayraklarla yaşayan bir kent.. Hüzünlü hüzmelerle karşılıyor sizi. Bembeyaz bir uykuya dalan şehitlermizin ruhunu incitmemek için alacakaranlıkta adımlarımızı sessizce atarak ilerliyoruz.. Şehir geceden alacakaranlığa varıncaya kadar uykusuz.. Teyzeler, amcalar, çocuklar, gençler, asker polis, protokol üyeleri herkes ama herkes aynı hüznün derinliğinde soluyor karanlığı ve bembeyaz bir sabahı..

 SARIKAMIŞ FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ 

Usul usul yağıyor kar. Sonra dondurucu bir soğuk. Ama kimsenin umurunda değil. İlerliyoruz. Yürüyoruz. Sessizce.. Şehitlerin derin ve beyaz uykusunu bölmek istemiyoruz. Serçeler eşlik ediyor bize.. Ne çok serçe var bu kentte bir bilseniz.. Hepsi topluca hareket edip kanat çırpıyor etrafımızda.. Sarıkamış şehitlerinin küçük muhafızları gibi.. Nerden bu duyguya kapıldım bilmiyorum.. Ama serçelerin kalp atışlarında derin bir hüznü Sarıkamış evlerini ısıtan soba dumanlarına karışıyor duygular.. Bulanık. Hüzünlü.. İçten içe gözpınarlarımızı donduran büyük bir acı

Kızılçubuk zirvesi devasa bir Türk Bayrağıyla karşılıyor bizi.. Yol boyunca güvenliği sağlayan bembeyaz askerlerimizin ve bayrağımızın gölgesinde ilerliyoruz.. Sessizce.. Kalabalık.. Genç, yaşlı ve çocuk.. Allahüekber nidalarına boyun eğmiş Sarıkamış çamları.. Ağır bir yükü taşıyan yaşlı bir dedenin boyun bükmüşlüğünü hatırlatıyor bu teslimiyet.. Dallarında bembeyaz karlar taşıyorlar, o geceye dair.. 6 Ocak’tı En soğuk gündüz ve en soğuk gecenin 90 bin askere mezar olan bembeyaz karların etrafımızı sardığı yerdeyiz.. Kızılçubuk zirvesinde dağ, taş, yer, gök beyaz. Ortasında ayyıldızlı bayrak.. Gülümsüyoruz hüzünle.. Ve binlerce kişi aynı dizeleri hep birlikte tekarlıyoruz Akif’in ve Asım’ın nesli olarak; istiklal marşının her kıtasını ve taa yürekten hep bir ağızdan tekrarlıyoruz :

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.


Ve duayı okuyor hoca. Eller gökyüzüne açılıyor. Ruhlarını şad ediyoruz.. Yürüyoruz.. Yürüyoruz.. Yürüyoruz.. Sonsuz bir huşu içinde.. Üşümek de ne? Yorulmak da ne? Tek bir lokma, tek damla su içmeden yürüyoruz.. Ve en derinden yüreğimizin taa ortasına oturuyor kocaman bir hüzün.. Ay Yıldız Tören Alanına dönüyoruz.. Bembeyaz bir hüzünle.!

Caddeler, evler, sokaklar bayraklarla donatılmış. Sarıkamışlılar şehit evlatlarının yolunda yürümek için gelen konuklarını sevgiyle, hürmetle karşılıyorlar.. Sokaklara kurdukları sobalarda yaptıkları çayları ikram ediyorlar.. Evlerine davet ediyorlar.. Geldiğiniz için teşekkür ederiz diyor Seyfettin Amca, Gülnigar teyze ve diğerleri.. Polisi, askeri, yöneticisi topyekün şehitleri için gelen konuklarını sevgiyle, saygıyla ikramla karşılıyor..

Ayrılmak istemiyoruz ama dönme vakti.. Dualarımızı beyaz kefenleri kar ve buz olan o kahramanların yanıbaşına bırakarak şehit kokan, şehit bakan, şehitleri yüreğinde tutan Sarıkamıştan ayrılıyoruz.. Ve yüreğimizde vatan evlatlarına bembeyaz bir şehitlik inşa ediyoruz, duayla, şükranla, minnetle ve vefayla.. Bir dahaki yıl yine burada olmak dileğiyle vedalaşıyoruz şehitlerimizle ve şehitler diyarı Sarıkamışla.. Ve bir kez daha anlıyoruz ki; Gitmediğin ve uğruna ölmediğin yer senin değildir! Onlar şehit oldular ve bize şehit kokan bir vatan bıraktılar..  Minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz bir kez ve bin kez daha! FOTO GALERİ 


Etiketler:
YAZARLAR